ÖZEL EĞİTİM NEDİR?

Özel eğitim gerektiren bireylerin eğitim gereksinmelerini karşılamak için özel olarak yetiştirilmiş personel, geliştirilmiş eğitim programları ve yöntemleri ile onların özür ve özelliklerine uygun ortamlarda sürdürülen eğitime “özel eğitim” denir.

ÖZEL EĞİTİM KİMLERE VERİLİR?

ozel-cocuklar-1

Özel eğitim, herhangi bir nedene bağlı olarak gelişimsel farklılığı bulunan bireylere verilmektedir. Son yıllarda kapsamı genişletilmiş olup daha farklı zorluklar yaşayan bireylerin de özel eğitimden faydalanmaları sağlanmıştır. Buna örnek olarak üstün zekalı ve üstün yeteneği olan çocuklar ve özel öğrenme güçlüğü çeken çocuklar bu kapsama alınmıştır. Aşağıda özel eğitimden faydalanan gruplar sıralanmıştır.

  • Zeka Geriliği Olan Çocuklar
  • Yaygın Gelişimsel Bozukluklar-Otizm
  • Ortopedik ve Hareket Bozukluğu Olanlar
  • Görme Engelliler
  • İşitme Engelliler
  • Konuşma Bozukluğu Olanlar
  • Üstün Zekalı/Yeteneği Olan Çocuklar
  • Öğrenme Güçlüğü Olan Çocuklar
  • Duygusal ve Davranış Bozukluğu Olan Çocuklar
  • Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocuklar

Eğer bir çocuk özel eğitime muhtaç ise bu çocuk özel eğitim hizmetlerinden yararlanmalıdır. Özel eğitime muhtaç birey akranları ile aynı ortamlarda eğitim hizmetleri hakkına sahiptir. Ancak bireyin bireysel farklılıkları bu hizmetlerden yeterince yararlanmasına engel olabilir.

Günümüzde özel gereksinimli birey sayısının giderek arttığı bilinmektedir. Bu artış, çevresel nedenlere, tıbbın ilerlemiş olmasına bağlı olarak erken doğan ya da ileri derecede sağlık sorununa sahip olan bebeklerin yaşatılabilmelerine ve artan trafik ve buna bağlı olarak meydana gelen kazaların artmasına ve benzeri nedenlere bağlanabilir.

Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine göre dünya nüfusunun %14’ünü, Türkiye nüfusunun da %12.29’unu özel gereksinimli bireyler oluşturmaktadır. Bu verilere göre şu an ülkemizde altı buçuk milyona yakın özel gereksinimli birey bulunduğu varsayılabilir. Bu sayı hiç de küçümsenemeyecek büyüklüktedir.Tıpkı normal gelişim gösteren bireyler gibi özel gereksinimli bireylerin de eğitimde fırsat eşitliğinden yararlanma hakkı vardır. Özel gereksinimli bireylerin toplumun bir parçası olarak yaşamaları ancak bu şekilde söz konusu olabilecektir.

Özel gereksinimli bireylerin eğitimi ele alındığında, bir uçta ayrı eğitimin, diğer uçta ise birlikte eğitimin yer aldığı görülmektedir. Ayrı eğitim, özel gereksinimli bireylerin, özür türüne ve derecesine bağlı olarak geliştirilen özel programlar çerçevesinde, özel eğitim personeli tarafından gerçekleştirilen eğitimdir. Birlikte eğitim ise, özel gereksinimli ve normal bireylerin bir arada, normal sınıf öğretmenleri tarafından eğitilmeleridir.

ÖZEL EĞİTİM AMAÇLARI

Türk Milli Eğitiminin genel amaç ve temel ilkeleri doğrultusunda özel eğitim gerektiren bireylerin;

Toplum içindeki rollerini gerçekleştiren, başkaları ile iyi ilişkiler kuran, işbirliği içinde çalışabilen, çevresine uyum sağlayabilen, üretici ve mutlu bir yurttaş olarak yetişmelerini,

Kendi kendilerine yeterli bir duruma gelmeleri için temel yaşam becerilerini geliştirmelerini,

Uygun eğitim programları ile özel yöntem, personel ve araç gereç kullanarak ilgileri, ihtiyaçları, yetenekleri ve yeterlilikleri doğrultusunda üst öğrenime, iş ve meslek alanlarına ve hayata hazırlanmalarını amaçlar.

ÖZEL EĞİTİM İLKELERİ

Özel eğitim gerektiren tüm bireyler; ilgi, istek, yeterlilik ve yetenekleri doğrultusunda ve ölçüsünde özel eğitim hizmetinden yararlandırılır.

  • Özel eğitim gerektiren bireylerin eğitimine erken yaşta başlanır.
  • Özel eğitim hizmetleri, özel eğitim gerektiren bireyleri sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan planlanır ve yürütülür.
  • Özel eğitim gerektiren bireylerin, eğitsel performansları dikkate alınarak, amaç, içerik ve öğretim süreçlerinde uyarlamalar yapılarak yetersizliği olmayan akranları ile eğitimlerine öncelik verilir.
  • Özel eğitim gerektiren bireylerin her tür ve kademedeki eğitimlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi için her türlü rehabilitasyonlarını sağlayacak kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılır.
  • Özel eğitim gerektiren bireyler için bireyselleştirilmiş eğitim planı geliştirilir ve eğitim programları bireyselleştirilerek uygulanır.
  • Ailelerin, özel eğitim sürecinin her boyutuna aktif olarak katılmaları ve eğitimleri sağlanır.
  • Özel eğitim politikalarının geliştirilmesinde, özel eğitim gerektiren bireylere yönelik etkinlik gösteren sivil toplum örgütleri ile işbirliği içinde çalışılır.
  • Özel eğitim hizmetleri, özel eğitim gerektiren bireylerin toplumla etkileşim ve karşılıklı uyum sağlama sürecini kapsayacak şekilde planlanır.

Özel eğitime muhtaç çocukların eğitimleri elbette ki ülkemizde son 20 yıl içinde gerek nicelik gerekse nitelik olarak şekillenmektedir. Yürütülen hizmetler özel eğitim hizmetlerindeki bilgilerin kalitesindeki artışın neticesi olarak her yıl yeni düzenlemeler, yeni uygulamalar, yeni yasal zorunluluklar ve olanaklar anlamında kendini göstermektedir.

Dünyada ilk defa özel eğitim anlamında Enderun mektepleri ile üstün zekalı bireylere eğitim veren bu topraklarda özel eğitimin şu an Avrupa Birliği üye ülkelerden bazılar ile Amerika, Kanada, İngiltere gibi ülkelerin gerisine düşmüş olması da baş başına bir sorun olarak görülebilir. Ancak yine de özellikle Avrupa Birliğine uyum sürecinde ülkemizde özel eğitim uygulamaları anlamında ciddi atılımlar yapılmaktadır. Bu atılımlardan belki de en önemlilerinden birisi devletin yasal güvencesi olsun solmasın her engelli bireye ücretsiz eğitim olanağı kapısını aralayan özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde eğitim olanağı hakkı ve fırsatı tanımasıdır.

ÖZEL EĞİTİM TARİHÇESİ

Ülkemizde özel eğitim gerektiren çocukların eğitimine 1889 yılında İstanbul Ticaret Mektebi bünyesinde işitme engelli çocuklara eğitim veren bir okulun açılması ile başlanılmıştır.

Daha sonra bu okula görme engellilerle ilgili bir bölüm eklenmiş, okul 30 yıl eğitim verdikten sonra kapatılmıştır. 1921 yılında Özel İzmir Sağırlar-Körler Okulu açılmış ve bu okul 1924 yılından 1950 yılına kadar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’na bağlı olarak özel eğitim hizmetlerini sürdürdükten sonra aynı yıl Millî Eğitim Bakanlığı’na devredilmiştir. 1950 yılından 1980 yılına kadar Özel Eğitim Hizmetleri, İlköğretim Genel Müdürlüğü bünyesinde bir şube müdürlüğü tarafından yürütülmüştür. Eğitim sistemimizde rehberlik kavramının gündeme gelmesi ise II. Dünya Savaşı’ndan sonraki yıllardadır.

Bu yıllardaki müfredat programlarında; bireyler arası farklılıklardan, eğitim ve programların bu farklılıklara göre uyarlanması gereğinden bahsedilmeye başlanmıştır. Marshall Planı çerçevesinde Ülkemize gelen Amerika’lı uzmanların eğitimimizdeki çeşitli geliştirme ve yenileştirme faaliyetleri sırasında, eğitimde ve özellikle rehberlikte kullanılacak ölçme araçlarını geliştirmek üzere Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’na bağlı bir Test-Araştırma Bürosu 1955 yılında kurulmuştur. Bu büro rehberlikte bazı ölçme araçları üzerinde çeşitli çalışmalar yapmış, ancak sonraki yıllarda çeşitli örgütsel düzenlemeler sırasında kapatılmıştır.

06.08.1980 tarihinde 2429 sayılı onayla Özel Eğitim Genel Müdürlüğü kurulmuş, 27.02.1982 tarihinde Daire Başkanlığına, 13.12.1983 gün ve 179 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Özel Eğitim ve Rehberlik Dairesi Başkanlığına dönüştürülmüştür. Aynı yıl çıkarılan 2916 sayılı “Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar Kanunu”nda, özel eğitime muhtaç çocukların yetiştirilmelerine dair esaslar belirlenmiştir. Ülke genelinde özel eğitim ve rehberlik alanında ihtiyaçların artması sonucu, hizmeti daha etkin ve yaygın olarak yürütebilmek amacıyla, 30.04.1992 gün ve 3797 sayılı Kanunla Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü kurulmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir