HAFİF DERECEDE ZİHİNSEL YETERSİZLİK

Hafif Derecede Zihinsel Yetersizlik

Zihinsel Öğrenme Yetersizliği Nedir?

Zihinsel öğrenme yetersizliği; bireyin zihinsel işlevler ile kavramsal, sosyal ve pratik uyum becerilerinde anlamlı sınırlılıklar ve yetersizlikler görülmesi durumudur.

Zihinsel öğrenme yetersizliğinde;
Ortalamanın önemli derecede altında entelektüel işlevsellik; bireysel olarak uygulanan IQ testinde yaklaşık 70 ya da altında bir IQ’nun (Bebekler için, ortalamanın önemli derecede altında entelektüel işlevselliğin olduğuna ilişkin bir klinik yargı) saptanmış olması gerekir.

Bireyin; iletişim, kendine bakım, ev yaşamı, toplumsal/kişilerarası beceriler, toplumun sağladığı olanakları kullanma, kendi kendini yönetip yönlendirme, okulla ilgili işlevsel beceriler, iş, boş zamanlar, sağlık ve güvenlik alanlarından en az, ikisinde o sıradaki uyum işlevinde (yani bağlı olduğu kültürel grupta yaşı için beklenen ölçütleri karşılamada kişinin gösterdiği etkinlik) eşzamanlı yetersizlikler ya da bozukluklar göstermesi gerekir. Ayrıca bu belirtilerin 18 yaşından önce gözlenmesi gerekmektedir.

Zihinsel öğrenme yetersizliği; zihinsel gelişimdeki yetersizlik nedeniyle bireyin eğitim performansı ve sosyal uyum becerilerini olumsuz yönde etkilemektedir. Zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocukların zihinsel işlevleri ve sosyal davranışları yaşıtlarına göre geri ve yetersizdir. Bu çocuklar yaşıtlarına göre geç ve güç öğrenir sınıf ya da toplum içi kurallara uymakta genellikle zorlanır gerekli sosyal davranışları geliştirmekte yetersizlik gösterirler. Zihinsel öğrenme yetersizlikleri zihinsel işlevselliği ve sosyal uyum becerilerindeki yetersizliğin ağırlığına göre hafif, orta, ağır ve çok ağır düzeyde zihinsel öğrenme yetersizlikleri olarak sınıflandırılabilir.

Hafif derecede zihinsel yetersizlik gösteren çocukların birçoğu zihinsel, sosyal ve fiziksel gelişimleri bakımından yaşıtlarından önemli bir farklılık göstermemeleri nedeniyle genellikle okula başlamayana kadar fark edilemezler. Ağır ve çok ağır düzeyde öğrenme yetersizliği gösteren çocuklar zihinsel, sosyal ve fiziksel gelişimleri açısından yaşıtlarından belirgin farklılıklar göstermeleri nedeniyle daha önceden fark edilebilmektedirler.

Zihinsel öğrenme yetersizliği gösteren bireylerin erken tanı ve eğitim ortamlarında gerekli eğitsel tedbirlerin alınması, gerekli sosyal desteğin sağlanması ile birlikte mevcut potansiyellerini kullanabilmeleri için desteklenmeleri zihinsel, sosyal ve fiziksel gelişimleri bakımından hayati öneme sahiptir. Erken tanı ve gerekli eğitsel tedbirlerin alınmasıyla bu çocukların zihinsel performansları, sosyal uyum becerileri ve fiziksel gelişimlerinde ilerleme kaydedilerek yaşamlarının kolaylaştırılabileceği görülmektedir. Zihinsel yetersizlik gösteren çocuklar için temel amaç, bağımsız yaşama becerilerini kapasiteleri ölçüsünde geliştirmek olmalıdır.

Zihinsel Öğrenme Yetersizliğinin Nedenleri Nelerdir?
Zihinsel öğrenme yetersizliği, çeşitli kalıtımsal nedenler, organik faktörler, sosyo ekonomik, kültürel ve çevresel nedenlerden kaynaklanabilir.

hafif derecede zihinsel yetersizlik

KALITIMSAL NEDENLER

Aile bireylerinde ana-baba da bulunan kalıtsal rahatsızlıklar ve hastalıkların genler yoluyla çocuğa geçmesi sonucu bireyde öğrenme yetersizliği meydana gelebilmektedir. Akraba evliliklerinden doğan çocuklara da kalıtımsal nedenlerden dolayı zihinsel yetersizlik görülme riski daha yüksektir. Zihinsel öğrenme yetersizliğine neden olan kalıtımsal faktörler olarak gen yapılarındaki bozukluklardan kaynaklanan fenilketanuri, galatosemi, tay-sachs, kretenizm, mikrosefali sıralanabilir. Zihinsel yetersizliğe sebep olan kromozom bozukluklarından down sendromu ve fragile-X sendromu da kalıtımsal nedenlerdendir.

ORGANİK NEDENLER

Kalıtsal nitelik taşımaktan çok doğum öncesi, doğum sırasında ve doğum sonrasın da zihinsel yerersizliğe neden olan faktörler organik nedenler arasında sıralanabilir.

DOĞUM ÖNCESİ NEDENLER

Hamilelik döneminde annenin geçirdiği bulaşıcı hastalıklar, kullandığı ilaçlar, kazalar ve zehirlenmeler, röntgen çektirme, yetersiz beslenme, doğuştan metabolik bozukluklar vb. faktörler doğum öncesi nedenler olarak sıralanabilir.

DOĞUM SIRASINDAKİ NEDENLER

Doğum sırasında bebeğin oksijensiz kalması, doğum sırasında bebeğe bulaşan enfeksiyonlar, zor doğum nedeniyle kullanılan bazı araçların (vakum, forseps vb.) bebeğe zarar vermesi, erken ya da geç doğum vb. faktörler doğum sırasındaki nedenler olarak sıralanabilir.

DOĞUM SONRASI NEDENLER

Çocuğun geçirdiği ateşli hastalıklar (kızamık, menenjit vb.), beyin hasarına yol açan kazalar, zehirlenmeler, çocuğun beyin gelişimini etkileyecek yapısal bozukluklar ve hormonal düzensizlikler vb. faktörler doğum sonrası nedenler olarak sıralanabilir.

SOSYO EKONOMİK, KÜLTÜREL VE ÇEVRESEL NEDENLER

Sosyal ve ekonomik yetersizliklerden kaynaklanan yetersiz beslenme, uyarıcı eksikliği, ev ortamının çocuğun oynaması ve çevreyi keşfetmesi için uygun olmaması vb. faktörlerde bireyde zihinsel yetersizliğe neden olabilecek faktörler arasında sıralanabilir. Zihinsel öğrenme yetersizliğine yol açan nedenleri en aza indirgemek için yeterli olgunluğa erişmeden evlenmemek, akraba evliliklerinin önüne geçmek, doğru zamanda çocuk sahibi olmak, hamilelik sırasında mutlaka doktor kontrolünde olmak, bebeğin aşılarını düzenli yaptırmak fayda sağlayıcı olacaktır.

HAFİF DERECEDE ZİHİNSEL YETERSİZLİK NEDİR?

Hafif derecede zihinsel yetersizlik; bireyin zihinsel işlevler ile kavramsal, sosyal ve pratik uyum becerilerindeki hafif düzeydeki yetersizliği nedeniyle eğitim dönemi içinde, sınırlı seviyede destek eğitim hizmetleri ve özel düzenlemelere ihtiyacı olması durumudur.

Hafif düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği, zihinsel yetersizlik türleri arasında diğerlerine oranla en yaygın orana sahiptir. Zihinsel yetersizlik gösteren çocukların %90’ına yakınını yetersizlikleri hafif derecede olan çocuklar oluşturmaktadır. Bu çocuklar akranlarıyla karşılaştırıldıklarında, benzerlikleri farklılıklarından çok daha fazladır. Bu grupta yer alan bireylerin zekâ bölümleri 50–69 arasındadır. Gerilik derecesine göre 8–12 yaş düzeyinde zekâya sahip olabilirler. İlköğretim altıncı sınıf düzeyinde akademik çalışmalar yapabilirler.
Toplumda bağımsız olarak hayatlarını sürdürecek uyumlu davranışlarda bulunabilirler. Yetişkinlik düzeyinde kısmen veya tamamen kendini geçindirebilecek, monoton ve yarı beceri gerektiren bazı işlerde çalışabilirler.

Hafif Düzeyde Zihinsel Öğrenme Yetersizliği Olan Bireylerin Özellikleri Zihinsel Gelişim Özellikleri

  • Zekâ ile başarı arasında kuvvetli bir bağ bulunması nedeniyle bu çocuklar yaşıtlarına oranla daha başarısızdırlar.
  • Başarısızlık daha çok okuma-yazmada, okuduğunu anlamada, temel aritmetik becerileri kazanma ve akademik kavramlarda ortaya çıkmaktadır.
  • Algıları, kavramları ve tepkileri basittir. İlgi süreleri, motivasyonları kısa süreli ve dikkatleri dağınıktır. Bu nedenle devamlı izleme ve teşvik edilmeye ihtiyaçları vardır.
  • Gördükleri, duydukları şeyleri çabuk unuturlar, bellekleri zayıftır. Bu nedenle sık sık konuları tekrar etmek gerekir.
  • Somut kavramları, olayları daha iyi kavrarlar.
  • Soyut kavramları anlamada güçlük çektikleri için zaman kavramını ve aritmetik kavramlarını algılama çok geç ve güç gelişir.
  • Çeşitli durumları kavramada, genelleme yapmada, kazandıkları bilgileri ilişkilere göre gruplamada, öğrendiklerini transfer etmede zorluk çekerler.
  • Duygu ve düşüncelerini açık ve net ifade etmede güçlük yaşarlar.
  • Görsel ve işitsel algılarında yaşıtlarına oranla gerilik gösterirler.
  • Uzak gelecekle pek ilgilenmezler. Uzak geleceğe yönelik, planlama ve hazırlıkta bulunmazlar.
  • Benzerlik ve farklılığı ayırt etme de zorlanırlar. Tasarım ve çağrışım yetilerinde yetersizlik gözlenir. Olayları anlatma ve tartışma yetenekleri yaş düzeylerinin altındadır.
  • Bir kısmı bakmadan yazabilecek hale gelebilir. Okumayı tam olarak öğrenebilenlerin sayısı ise daha azdır.
  • Eşyaları genellikle tanırlar, eşyaları sınıflandırmada ve yararlarına ait kısa açıklamalar yapabilmede başarı gösterirler.
  • Resim açıklamalarında genellikle eşyaları isimlendirir ve hareketleri anlatabilirler. Çizdikleri resimlerde detaya önem vermezler.

Psikomotor Gelişim Özellikleri

  • Bu çocuklarda; organlarda deformasyon, diş çürükleri, kafa ve beden de oran farklılıkları, görme ve işitme kusurları vb. sağlık sorunlarına rastlanabilmektedir.
  • Kol ve bacak kasları gelişmiştir, bazı çocuklar vücut hareketlerini (yürüme, koşma, merdiven çıkma v.b) normal yaşıtları ile aynı zamanda, bazıları ise yaşıtlarından biraz daha gecikmeli olarak yerine getirebilmektedirler.
  • Yürüyüş, sıçrama, atlama hareketlerini yapmada kolaylık görülür. Belirli uzaklığa topu fırlatma ve yakalama gibi el ve kol kaslarının kontrolüne yarayan düzenli denemeleri çoğu kez başarabilirler.
  • Devamlı ve daha fazla dikkat harcayarak kalem fırça ve tebeşir kullanma becerisi kazanırlar. El becerilerine karşı ilgi artar. Makasla kâğıt kesmekten, çekiç ve testere gibi aletlerle iş yapmaktan hoşlanırlar, ama yaptıkları işler genellikle kabaca işlerdir.
  • Fiziksel gelişimleri (boy-kilo) ise yaşıtlarının gelişimi ile tutarlılık gösterir.
  • Kolay yorulur ve sabırsızdırlar.

Dil ve Konuşma Gelişim Özellikleri

  • Konuşma gelişimleri yavaş olup, genellikle geç konuşmaya başlarlar. Dil ve konuşma becerilerinde gecikme ve ilk basamaklarda takılma gibi durumlara sıklıkla rastlanmaktadır.
  • Bu çocuklarda çeşitli dil ve konuşma bozukluklarına rastlanabilmektedir.
  • Bu çocukların kelime dağarcıkları yaşıtlarına göre geridir.
  • Alıcı ve ifade edici dil gelişimi zayıflıklarına rastlanmaktadır. Çoğunlukla ilköğretime konuşma ve dil becerilerini zayıf da olsa kazanmış olarak başlamaktadırlar.

Sosyal ve Kişilik Gelişimi Özellikleri

  • Duygu ve düşüncelerini açıkça ifade edemezler, güvendikleri bir kişinin teşvik ve onayını beklerler.
  • Genellikle kendilerinden yaşça küçük çocuklarla iletişim kurarlar.
  • Yakın çevresindekilerle kolay dostluk kuramazlar. Kurdukları dostlukları uzun süre devam ettiremezler.
  • Sosyal ilişkilerinde grupta daima başkalarına bağımlı olma eğilimindedirler. Grup etkinliklerinde bir lidere tabii olmayı isterler, sorumluluk almaktan çekinirler.
  • Oyun ve toplum kurallarına uymakta zorluk çekerler. Kuralları güç oyunlara ve sosyal faaliyetlere katılmazlar.
  • Sosyal durumlara uymada zorluk çekerler ve uyum sağlayacak uygun çözüm yolları bulamazlar.
  • Sosyal faaliyetlere karşı ilgileri azdır. Çok az sayıda sosyal faaliyetlere katılırlar.
  • Sosyal kuralları kavramakta zorluk çekerle.Sosyal ilişkilerinde kendilerini grupta kabul ettirecek becerileri azdır.
  • Yeni durumlara uyum sağlamakta zorluk yaşarlar, daha çok monoton işler yapmaktan hoşlanırlar.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir